30 Mart 2013 Cumartesi
MEMLEKET HASRETİ
Keskin maviyle örtülü semaların taraçalarından seyrediyordu yerin kat kat altını
Art arda yürüyen kervanların dolambaçlı yollarına karalardan mil çekiyordu
Aşina olduğu daüssılanın hasretiyle beraber yakıyordu yarım bıraktığı sigarasını
Gurbette memleketinin hayaliyle bakarken gökyüzünün nemli eteklerine , bir vatan kokusu sürpriz gibi konardı burun deliklerine
Sonra güçlü bir afyon ruhuyla geçerdi kendinden gariban göçlerin yırtık pırtık seyyahı
Ve yüreğinde buruk kalan memleket özlemiyle kays misâli çöllerde yürürdü aç susuz
Kays'ın Leylasına olan aşk'ı için aştığı çölleri , o memleketine olan aşk'ı için aşmaya çalışıyordu
Yakıcı sıcaktan çatlayan , kuruyan dudaklarını biraz olsun ıslatmak için hayali bir sebilhane görür uzaktan koşardı ona doğru , koştukça uzaklaşırdı sebilhane o koşar koşar koşardı
Yorulupta sıcak çöllerde saçlarının arasından sızan terin dudaklarını ıslattığı o anâ kadar koşar sonra rahatlardı
O bir memleket aşığıydı , garibandı , seyyahtı
Onun için saadet kendi topraklarında gebe kalan tarifsiz kokuda gizliydi
O bir memleket aşığıydı işte
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder