Ne farklı çiçekler tanıyorum
Ne de farklı öten kuşları biliyorum
Ben sadece adımı biliyorum
BUKA
Çoğu zaman da adımın baş harfinden kelebek çiziyorum
İkinci harfinden ufuklara doğru yol alıyorum
Üçüncü harfinden kadere boyun eğiyorum
Son harfini atlayıp geçiyorum
Fazla olan ne varsa , eksiklere tamamlıyorum
Biz demeyi öğrenemediğim için
Şimdilik en kibirlisinden ''ben'' olarak kalıyorum
Tok kalbim var bunu da biliyorum
Başka sevgi aramıyorum
Adım BUKA
Doğmamış bir bebek kadar yalnızım
Saklı köşelerin kadınıyım
Adım BUKA
Aşağılık bir adama yenik düştüm
En aciz suçlulardan biriyim
Ne gidebileceğim ne de sevebileceğim kan pıhtısı gönüller
Ne de tutulabilen rezil rüsva ayaz eller
Beklentisi dibe vurmuş kadınım
Adım BUKA
7 Ekim 2015 Çarşamba
2 Ekim 2015 Cuma
Martılar çığlıklarını göklere ulaştırmadan daha, Beyaz frezya güzel kokusuyla umut dağıtıyor sağa sola. Şehrin bir başka ucunda buğday tarlası renginde tenin, Gözlerin sevdiğim renklerin karışımında, Hiç değişmeyen yalnızlığın geliyor aklıma o anda. Küçük bir tebessümüne armağan ediliyor tüm mutluluklar, Sen hala aynı deniz kenarında sönmüş bir deniz fenerine el sallıyorsun Ve saçların hala hırçın çocukları andırıyor, Gökyüzü karanlığa hasret olduğu bir ağustos ayında, Bir çoban yıldızı dudaklarında parıldıyor. Sen ise hiç değiştirmediğin parfüm kokusuyla, Yabancı bir ten'e merhaba diyorsun...
10 Kasım 2014 Pazartesi
Kalın ve İtalik
Sağlam düşünceler kafası bozuk
adamlardan ya da ne bileyim amaçsız insanlardan çıkar.Çünkü amacı yoktur kafası
bozuktur ya kısaca bir planı yoktur tedirgin olduğu ya da korktuğu bir şeyler
yoktur rastgele yaşar.Düşünmek için bol zamanı vardır neden mi çünkü çabaladığı
bir şeyler yada kafasının içine zorla enjekte edilmeye çalışılan aptal sapsal
düşünceler yoktur başkaların düşünceleri yoktur kendi düşünceleri vardır sadece
kendine ait olan düşünceler.Söylenince bile insanın içine huzur veren ah o
cümle ‘’ Kendi düşüncelerimiz , bizim düşüncelerimiz , bize ve başka hiç ama
hiç kimse ait olmayan ve olamayacak olan bizim düşüncelerimiz ‘’ bu konuşmanın
sonu karanlığa gitmiyor aslında aydınlık bir son bu konuşmanın sonunda
biliyorsunuz ve biliyorum.Ah ne güzel söyledim değil mi biliyorum
kelimesini.Anladığınız dil de söyledim çünkü sırf farklı olmak için kullanılan
saçma salak karışık kelimeler dahi yok bu lügat da….
31 Temmuz 2014 Perşembe
her şey
Her şey eski de kaldı
Aslında eski yeniyi takipten hiç ayrılmadı
O zaman o an her zaman tekrarlandı
Biz farkında olmadan dönüp durduk ya yerimizde
Vay halimize diyen kim oldu
Hiç umursamadı bizi bütün dünya
Çok önemli değil dedik bir anda
Yalan söyleyen dil yandı o anda
Uçmayı beceremeyen kuş sövdü sessiz şiir temasında
Nereden aklına geldi diye sorma
Kimse bilmiyor sevdayı küçük çocuğun boyalı parmaklarında
Her yazılanın konusu sakın ha farklı sanma
Kelimeler değişik yazılsa da
Herkese verilen mesaj hep aynıydı aslında
Mesaj nedir diye sorup da beni oyalama
Sen düşün azıcık da kot kafalı zürafa
Hakaret diye karşındakini kınama
İyiliğini düşüne durur eli kalem tutmaz , hakkını savunamaz , vicdanı onu hiç mi hiç rahat bırakmaz , sözü kınalı , gönlü iyilik sıralı , belli ki dünyanın en muhteşem insanı
Kim diye merak ettin belli gözlerinden
Olmak istiyorsan öyle çalış dur hak yemeden yüreklice
Sen de ölünce , belki anılırsın bak işte böyle
Aslında eski yeniyi takipten hiç ayrılmadı
O zaman o an her zaman tekrarlandı
Biz farkında olmadan dönüp durduk ya yerimizde
Vay halimize diyen kim oldu
Hiç umursamadı bizi bütün dünya
Çok önemli değil dedik bir anda
Yalan söyleyen dil yandı o anda
Uçmayı beceremeyen kuş sövdü sessiz şiir temasında
Nereden aklına geldi diye sorma
Kimse bilmiyor sevdayı küçük çocuğun boyalı parmaklarında
Her yazılanın konusu sakın ha farklı sanma
Kelimeler değişik yazılsa da
Herkese verilen mesaj hep aynıydı aslında
Mesaj nedir diye sorup da beni oyalama
Sen düşün azıcık da kot kafalı zürafa
Hakaret diye karşındakini kınama
İyiliğini düşüne durur eli kalem tutmaz , hakkını savunamaz , vicdanı onu hiç mi hiç rahat bırakmaz , sözü kınalı , gönlü iyilik sıralı , belli ki dünyanın en muhteşem insanı
Kim diye merak ettin belli gözlerinden
Olmak istiyorsan öyle çalış dur hak yemeden yüreklice
Sen de ölünce , belki anılırsın bak işte böyle
15 Mayıs 2014 Perşembe
Madencilerimize Sonsuz Rahmet
Maden ocağının duvarları kara taştan
Hiç korkmadan iner yerin dibine en yürekli insanlar
Çoluk çocuk eş bekler aş
Maden ocağı işçileri gibi yoktur candan
Kimse bilmez halinizi
Konuşur kemiksiz diller hiç susmaz
Az biraz parayla can güvenliğiniz olacaktı sonuna kadar
Acımadı size bu şerefsiz devran
Merak etmeyin koca yürekli insanlar
Dualarımız eksik olmaz sizden hiçbir zaman
Eninde sonunda soyu tükenecek sizi düşünmeyen edepsizler
Mekanınız cennet olsun yürekli emekçilerimiz
Hiç korkmadan iner yerin dibine en yürekli insanlar
Çoluk çocuk eş bekler aş
Maden ocağı işçileri gibi yoktur candan
Kimse bilmez halinizi
Konuşur kemiksiz diller hiç susmaz
Az biraz parayla can güvenliğiniz olacaktı sonuna kadar
Acımadı size bu şerefsiz devran
Merak etmeyin koca yürekli insanlar
Dualarımız eksik olmaz sizden hiçbir zaman
Eninde sonunda soyu tükenecek sizi düşünmeyen edepsizler
Mekanınız cennet olsun yürekli emekçilerimiz
10 Mayıs 2014 Cumartesi
Borçlu Olduğumuz O Zamanlara
Şehrimin aydınlığını gözlerinize borçluyum
Onların parıldayan gözlerine borçluyum
Kim mi onlar ?
Onlar bizim seneler önceki halimiz
Onlar bizim gelecekteki tek umut fenerimiz
Kurtarışlarımızın tek nedeni
Onlar bizim cumhuriyet yolunda attığımız adımların tek gerçeği
Onlar yeri gelir ana baba yeri gelir tüm kavramlara merhaba diyebilecek kadar harika
Yüreklerimizde sevda onlara yeri gelir dost olur iyi kalpli ak sakallı bir baba
Uzaktan izleyen ince belli bir ana
Onların çok ihtiyacı vardır şefkat dolu kollara
Kim diye sorma bana
Bak uzunca aynaya
Kanayan dizine merhem olur temiz bir dünya
Kim diye sorma etrafındaki insanlara
Sen tanımadın mı geçmişini be fukara
Çocukluğundur avucundaki geçmeyen yara
İnat uğruna küsmesin kimse sağa sola
Çocukluğumuza borçlu olduğumuzu unutmamak için her defasında
Parıldayan gözlerimizle ışık tutalım bu karanlığa
Nice güzel çocukluk zamanlarına
Çocuk olmak gibisi yoktur diyerekten unutturmayalım barış kokan güzel insanlara
Onların parıldayan gözlerine borçluyum
Kim mi onlar ?
Onlar bizim seneler önceki halimiz
Onlar bizim gelecekteki tek umut fenerimiz
Kurtarışlarımızın tek nedeni
Onlar bizim cumhuriyet yolunda attığımız adımların tek gerçeği
Onlar yeri gelir ana baba yeri gelir tüm kavramlara merhaba diyebilecek kadar harika
Yüreklerimizde sevda onlara yeri gelir dost olur iyi kalpli ak sakallı bir baba
Uzaktan izleyen ince belli bir ana
Onların çok ihtiyacı vardır şefkat dolu kollara
Kim diye sorma bana
Bak uzunca aynaya
Kanayan dizine merhem olur temiz bir dünya
Kim diye sorma etrafındaki insanlara
Sen tanımadın mı geçmişini be fukara
Çocukluğundur avucundaki geçmeyen yara
İnat uğruna küsmesin kimse sağa sola
Çocukluğumuza borçlu olduğumuzu unutmamak için her defasında
Parıldayan gözlerimizle ışık tutalım bu karanlığa
Nice güzel çocukluk zamanlarına
Çocuk olmak gibisi yoktur diyerekten unutturmayalım barış kokan güzel insanlara
2 Mayıs 2014 Cuma
İntihar Teşebbüsü Boş Ağızlar
Belki buruk bir acıdır öldüren bakışlarını
Belki de kalbinden dışarı sarkan zehirli sarmaşıklar sarar tüm hislerini
Sanma ki çok melankolik yazarım seni satırlara
Ben göz kapaklarında sade bir millet kokusundan ibaretim
Yine yeniden diye başlarken tüm ıslık çalınan insanlığıma
Seni senden daha çok düşünebilirim
Arkam dönüktür belki çürük kabuklu ağaç gövdelerine
Ben mide bulandıran yemişler kadar bile gönül doyuramadım
Kutsanmış bir çocuk kadar inançlı olmayı başaramadan
Yarım bir dine merhaba diyerek başlamak yerine
Hiç olmadığını varsaydığım kutsallığa hoşça kal diyorum
Yanlış telaffuz değil bu dilimdeki
Abartısız bir yolda kendini sürüklemek belki , ağızdan düşmeyen intihar teşebbüsü boş ağızlara
Belki de kalbinden dışarı sarkan zehirli sarmaşıklar sarar tüm hislerini
Sanma ki çok melankolik yazarım seni satırlara
Ben göz kapaklarında sade bir millet kokusundan ibaretim
Yine yeniden diye başlarken tüm ıslık çalınan insanlığıma
Seni senden daha çok düşünebilirim
Arkam dönüktür belki çürük kabuklu ağaç gövdelerine
Ben mide bulandıran yemişler kadar bile gönül doyuramadım
Kutsanmış bir çocuk kadar inançlı olmayı başaramadan
Yarım bir dine merhaba diyerek başlamak yerine
Hiç olmadığını varsaydığım kutsallığa hoşça kal diyorum
Yanlış telaffuz değil bu dilimdeki
Abartısız bir yolda kendini sürüklemek belki , ağızdan düşmeyen intihar teşebbüsü boş ağızlara
1 Mayıs 2014 Perşembe
İşçinin Sesiyiz Biz
İşçisin sen
Ezilmek değil senin hakkın
Yüceltilmek en zirveye
Ezilmek değil senin hakkın
Yüceltilmek en zirveye
İşçisin sen
Bilirsin tozun toprağın tadını
Kimse tutmaz seni ayakta
Sensin yine hakkında birebir
Bilirsin tozun toprağın tadını
Kimse tutmaz seni ayakta
Sensin yine hakkında birebir
Ömrün boyunca çalıştın durdun
Kimse sormadı yoruldun mu be dostum
1 mayıs gelince çıktın sokağa
Yine sen sahip çıktın emeğine canına
Belki karanlıktan aydınlığa yürürken yavaş adımlarla
Engeller beni bizi yıldıramaz diye bağırdın
Ayakta kalsın diye ülken tırnakların yerinden sökülene kadar pes etmedin çalışmaktan
( işçi bayramımız kutlu olsun)
Kimse sormadı yoruldun mu be dostum
1 mayıs gelince çıktın sokağa
Yine sen sahip çıktın emeğine canına
Belki karanlıktan aydınlığa yürürken yavaş adımlarla
Engeller beni bizi yıldıramaz diye bağırdın
Ayakta kalsın diye ülken tırnakların yerinden sökülene kadar pes etmedin çalışmaktan
( işçi bayramımız kutlu olsun)
25 Nisan 2014 Cuma
EKSİK BIRAKILAN CÜMLELER İÇİN
Hepimiz ; ya haklıyız ya da
haksız , bizler ya suçluyuz ya da suçsuz.Orta yolu ararken karanlığa düşen bir
avuç dolusu değişik sıfatlarla nitelendirilmiş özel isimleriz.Onlar da bizden
ve belki de biz onlardan doğduk.Çok çirkin ya da yanlış isimlendirilmiş bir
kelimeyiz.Biliyorum mantık hatalarım var ya da anlatım bozukluklarım , ne fark
eder ki sonuçta bozulan sessizlik ya da onca bağrışmaları iki kulağın arasında
hapseden yırtık bir zardan ibaretiz.Endişelenmek boşuna biliyorsunuz , sonunda boğaza takılan kocaman görünmez bir
tasmadan başka bir şey değil.Çabalamak ; anlamı unutulmuş buna benzer
milyonlarca kelime , anlamı unutulmuş lakin alışkanlık yapmış onca anlamsız
kelime.Benim de fikrim var senin onun onların olduğu gibi.Asılsız ya da
ispatlanabilirlik düzeyi yüksek kim bilir, ben hariç herkes.Çünkü ben bilerek
doğmadım.Ben öğrenmek için doğdum.Uzun bir zaman yok hiç birimizin uzun bir
zamanı yok.Geç kaldığını ya da erken başladığını düşünme.Birçok insanla ya da
tek bir insanla konuştuğunu düşünme.Ve cümlelerini eksik bırakmayı unutma ,
düşüncelerinin nesilden nesile yayılmasını istiyorsan eksik bırak cümlelerini ,
tamamlamak için uğraşanlar ve uğraşıp da tekrardan eksik bırakanlar olsun ve
bitmez tükenmez eksiklikler bitmesin.Tamamlanmak için bekleyen onca şeyin
olduğunu unutturmamak için sen de eksik bırak cümlelerini.
‘’Saygılar
benzeri olmayan sizler , bizler ve sonuç olarak hepimiz.’’
24 Nisan 2014 Perşembe
Arkadaşım
Çok derdin mi var arkadaşım
Yasla başını omzuma nasıl olsa bu da gelir bu da geçer
Yasla başını omzuma nasıl olsa bu da gelir bu da geçer
Çok sövesin mi var arkadaşım
Çıkar ağzından beli kırık sözcükleri
Çıkar ağzından beli kırık sözcükleri
Çok mu içesin var arkadaşım
Gel bu gece şarap tarlasında sabahlayalım
Gel bu gece şarap tarlasında sabahlayalım
Fazla geldi bunlar diyorsan arkadaşım
Azını bulana kadar durmadan çalışalım
Azını bulana kadar durmadan çalışalım
Yoruldum diyorsan arkadaşım
Az bekle de şu köşe de nefes alalım
Az bekle de şu köşe de nefes alalım
Anlamını duymak istiyorsan sözcüklerin arkadaşım
Kaldır elini , bak da gör ne diyor sana yine bu deli
Kaldır elini , bak da gör ne diyor sana yine bu deli
21 Nisan 2014 Pazartesi
Kıçı kırık derviş
Gelmişine geçmişine küfreder oldu
Nasıl oldu bu iş demeden
Kendini nimetten sayar oldu
Nasıl oldu bu iş demeden
Kendini nimetten sayar oldu
Aldı eline sazı
Gece gündüz demeden tıngırdatan da o oldu
Gelmişine geçmişine küfreder oldu
Gece gündüz demeden tıngırdatan da o oldu
Gelmişine geçmişine küfreder oldu
İyilik yapanı kötüleyen , kötüyü de yücelten o oldu
Tatlı konuştu el oldu , kötü konuştu mapuslarda yatar oldu
Bin dilek hakkı olsa
Diletmeyen kıçı kırık bir derviş oldu
Tatlı konuştu el oldu , kötü konuştu mapuslarda yatar oldu
Bin dilek hakkı olsa
Diletmeyen kıçı kırık bir derviş oldu
13 Nisan 2014 Pazar
O Kadar Çığlığı Duymayanlara Gelsin
Milyonlarca kez söylendi ve yazıldı
Düşün bakalım çocukluğum
Seni şimdiki kalıba kim soktu
Özlemlerin içinde kurudu kaldı
Düşün bakalım çocukluğum
Seni şimdiki kalıba kim soktu
Özlemlerin içinde kurudu kaldı
Eline verilen ucu sivri bir kalem
Yaz babam yaz denildi
Güldün , ağladın , boş düşüncelerle kafanı bulandırdın
Kim diye sormaya bile vakit kalmadan postalandın
Yaz babam yaz denildi
Güldün , ağladın , boş düşüncelerle kafanı bulandırdın
Kim diye sormaya bile vakit kalmadan postalandın
Elin kalktı havaya , elinden kırılan tek bir parmak
Sen mi yazdın diye karşıt düşünceleri
Falaka da gördü kör baban
Neyin algoritması bu lafta ki büyük başkan
Sen mi yazdın diye karşıt düşünceleri
Falaka da gördü kör baban
Neyin algoritması bu lafta ki büyük başkan
Gece öttü kornalar
Susmak bilmedi argo dolu ağızlar
Millet memnun dediler
Birkaç kazık daha diktiler
Susmak bilmedi argo dolu ağızlar
Millet memnun dediler
Birkaç kazık daha diktiler
Ne söylersen söyle kulaklarımız duymuyor diye harekette çektiler
Bulanık sudan içmeye razı oldukça
Suya çomak sokmaktan çekinmediler
Tek bir kuru ekmeğe kıçımızdan ter de eksik ettirmediler
Yazan : Sanırım yine ben sağ olsun kelimeler
Bulanık sudan içmeye razı oldukça
Suya çomak sokmaktan çekinmediler
Tek bir kuru ekmeğe kıçımızdan ter de eksik ettirmediler
Yazan : Sanırım yine ben sağ olsun kelimeler
11 Nisan 2014 Cuma
Mizahidir
Piramit kafalı gençlik
Çöl başında susuz kalmış bir gezmiş
Dünya derler bu yuvarlağa
Aptal olma be bezgin
Ayağını yerden kesen yükseklik
Değil alçaldın iyice , gülme haline
Bebek yüzlü , dar ağızlı , koca kulaklı yerden bitme dikenlik
Saçma mı geldi okuma o zaman be şerefsiz
Çöl başında susuz kalmış bir gezmiş
Dünya derler bu yuvarlağa
Aptal olma be bezgin
Ayağını yerden kesen yükseklik
Değil alçaldın iyice , gülme haline
Bebek yüzlü , dar ağızlı , koca kulaklı yerden bitme dikenlik
Saçma mı geldi okuma o zaman be şerefsiz
9 Nisan 2014 Çarşamba
Teraneden Çıkartmalar
Benim gönlümün üç tarafı denizlerle çevrili
Ulaşım zor , hava şartları ağır
Aldanma gördüğüne , ön tarafı kara suratlı bir bodur
Tırnakları törpülü , yanakları al al , çenesi düşük çocuk
Ne konuşuyor bu dişleri elinde kalmış kadife sesli kadın
Aranmaz her sözde geçmişten bir kahır
Yaradana dua ettik , belki de vuslat çok yakın
Geldi çattı , gün ağırdı , ben hafif
Millet şaşırdı bu ne biçim bir bağır.
Ulaşım zor , hava şartları ağır
Aldanma gördüğüne , ön tarafı kara suratlı bir bodur
Tırnakları törpülü , yanakları al al , çenesi düşük çocuk
Ne konuşuyor bu dişleri elinde kalmış kadife sesli kadın
Aranmaz her sözde geçmişten bir kahır
Yaradana dua ettik , belki de vuslat çok yakın
Geldi çattı , gün ağırdı , ben hafif
Millet şaşırdı bu ne biçim bir bağır.
4 Nisan 2014 Cuma
Aynı Sonuçlar
Baktım ki bu işin doğru bir yolu yok.Yollar hep dönemeçli , nereye gitsem sonu yok ya da kapalı yol.Karar verdim sonra kendi kendime konuşarak dedim ki ; '' Sağdan vursan sola soldan vursan sağa yukarıdan vursan aşağıya aşağıdan vursan yukarıya gider bu yol , sabit kalma şansı yok '' . O yüzden de kendimi fazla yormanın mantıksız olduğu tezine vardım.Sonuç nasıl olsa herkesin ki gibi aynı..Saygılar mantık çerçevesine kendini hapsedenler ben gayet özgürüm.
27 Aralık 2013 Cuma
Ne çok yalnızdı insanlar.Yalnızlık çok olamazdı ki kendini inkar etmesi olurdu bu sıfat onun için.Kelimeler kendini inkar edebilir miydi ? Ya insanlar onlar kendini inkar edebilir miydi ? Hiç düşünmüşler midir acaba gerçekten varolup olmadıklarını ? Kimse çıkıp bağırmadı ben yokum siz de yoksunuz aslında , yokluk için mi savaşıyorsunuz siz hayalet bile değilsiniz siz hiç varolmadığınız siz diye bir şey de yok.Hiç dikkatli baktın mı sen kendine dikkatlice bak göremeyeceksin kendini inan buna göremeyeceksin.Sen şüphe duymak zorundasın sen kendi varlığından bile şüphe duymak zorundasın sorgula kendini savaş kendinle başkalarıyla savaşmadan önce kendinle savaş kazanan da kaybeden de bu savaşta sen olacaksın.Başkalarını arama yanında kendinden bile emin değilken bir başkasını arama yalnızlığına inat.Sen yalnızlığa eş doğdun kimse yok etrafında sen bile yoksun aslında.Et'e bürünmüş bedenini varlıktan sayma işe yaramıyor çünkü.Sen önce kendinle savaş ve kazananı savur ortaya o sen olacaksın o senin benin olacak.Benliğini bulmadığın sürece sen yoksun varolmadın hiç , nezamanki asıl benine kavuşursun işte o zaman varolursun.
21 Aralık 2013 Cumartesi
Tüm yasaklara veda devrimi adım
Özgür bırakmak için bedenime tutsak olmuş ruhumu ne yapmalıydım?
Çok aptalca yazılanlar haksız mıyım?
Haklı olanı aramak zorunda mıydım sanki ?
Başladığım şiire aynı konuyla devam etmek zorunda mıydım?
Kim koymuştu bu aptal yasakları ?
Tüm yasaklara veda devrimi ben mi koymuştum adımı ?
Kalemim ağır bir işçi
Ben mi hapsetmiştim onu parmaklarımın arasına ?
Kalemimin adı da ben
Sönmek üzere olan deniz fenerinin şehrinden yazıyorum
Tüm yasaklara veda devriminde
Benim adım 'sana' yasak
Senin adın 'bana' bilinmez
Fazla düşünme
Başka bir yasak devriminde buluşmak dileğiyle
Özgür bırakmak için bedenime tutsak olmuş ruhumu ne yapmalıydım?
Çok aptalca yazılanlar haksız mıyım?
Haklı olanı aramak zorunda mıydım sanki ?
Başladığım şiire aynı konuyla devam etmek zorunda mıydım?
Kim koymuştu bu aptal yasakları ?
Tüm yasaklara veda devrimi ben mi koymuştum adımı ?
Kalemim ağır bir işçi
Ben mi hapsetmiştim onu parmaklarımın arasına ?
Kalemimin adı da ben
Sönmek üzere olan deniz fenerinin şehrinden yazıyorum
Tüm yasaklara veda devriminde
Benim adım 'sana' yasak
Senin adın 'bana' bilinmez
Fazla düşünme
Başka bir yasak devriminde buluşmak dileğiyle
8 Aralık 2013 Pazar
Çoğumuz bilirizki komünizm ; ortak mülkiyete bağlı sınıfsız bir toplum yaratma amacı güder.Lakin bu bilginin bilinmesine rağmen bazı şeyler hatta çoğu şeyler göz ardı edilir ya da ettirilir.Bir bakımdan haklı da olabilir komünizm karşıtı toplum öne sürdükleri yargılarında.Neden mi ? Nedeninin çok basit olmasının yani sıra duyduğumuz ve gördüğümüz bir takım olayların komünizm karşıtı toplumun yargılarını daha da perçinlemesini daha net bir şekilde anlayabiliriz.Geçmişe baktığımız da komünizm yanlısı olduğunu ileri süren bir çok hükemetin görüşleriyle yaptıklarının uyuşmaması bu durumun temel nedeni olarak ortaya çıkabilir.Belki de komünizm'e gösterilen bu aşırı karşıt tepkiler , komünizm adı altında ''insanları hayvanlaştırma'' politikası uygalayan hükümetlerin kafamızda komünizm terimine karşı olumsuz bir ön yargının kalıplaşmasına neden oldu.Anlamını bilen ya da bilmeyen bir çok insan komünizm kelimisini duyar duymaz yüzlerinde beliren ifade ve söyledikleri onca kötü söz bunun en iyi örneği.İnsanların kafalarında kalıplaşmış düşünceleri yıkmak belki de imkansız kelimesinin sözlük anlamı bile olabilir.Biliyoruzki komünizmin gerçek anlamıyla uyuşan bir düzen hayal derecesinde zor.Boş yere gerçek komünizm taraftarları komunizm için insanlığın eski bir rüyasıdır demiyor.Hatta ilk çağ filozoflarından Eflatun ve orta çağ filozoflarından Thomas Morus gibi büyük filozoflar üretim araçlarının kolektif mülkiyete geçeceği ve üretim araçlarının herkese eşit olarak paylaştırılacağı bir düzeni hayal ediyorlardı.Ve bu hayal edilen toplumda sınıf ayrımı yapılmadan refah bir toplum düzeyine yükselmek düşünülmüştür.Tabi insanların iyi terimler üzerinden kötü sonuçlar doğurabilecek davranışlar sergileme durumu söz konusu olmasaydı ve adını bile bilmediğim , yüzünü bile görmediğim bir çok insan ön yargıya yenik düşmeseydi.Umarım başka bir zamanda hayallerimizde bile sonsuz mutluluğa erişmemizi sağlayan o düzene kavuşabiliriz.Bütün iyi insanlığa güzel düşünceli geceler diliyorum.
Bütün her şeye ilgi duyma gibi bir lüksüm olamaz.Neden? Çünkü bir şeylerden zevk alabilmem için sınırlı sayıda ilgi alanım olmalı en azından şuanda.Belki düşünebilir insanlar uzun bir ömrümüz yoksa eğer ve her şey yarım kalırsa.Ya çok uzun bir ömrünüz varsa ve bütün ilgi duymak istediğiniz şeyleri küçük bir zaman dilimine sığdırırsanız ve sonuç...Koca bir ömrü sıkılarak geçirirsiniz.Yeni şeyler bulabilceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz kimse bulamadı çünkü.Eğer bulabilmiş olsalardı onca insan ''Sıkıntıdan ölebilirim'' cümlesini telaffuz etmezdi.Belki düşünebilirsiniz bu aptala ne bizim nasıl yaşayacağımızdan. Ama etrafımda sıkıldım kelimesini teleffuz eden onca salak insandan sıkıldığımı belirtmeden edemeyeceğim.Siz ve sizler gibilerin aptal beyinlerindeki hayatı dolu dizgin yaşama dürtüsü yüzünden bütün her şeyin daracık bir zamana sığdırılabilmesi inanın bizim için büyük sorun.Bana kızabilirsiniz inanın bu hiç umrumda değil.Düşüncelerimi idam etmeme beni zorlayan onca insan görünümlü sülüklere karşı tüm fikirlerimi sağlıklı bir şekilde yaşatmaya devam edeceğim.Bu bir isyan değil bu sadece gerçeklerin kalbimde beynimde ve bedenimde tutsak kalmalarındaki azabı dindirmek için bir yol.Bir kaç tane aklı fotosontez olayından mahrum kalmış insanlara karşı yapılan ufak tefek bir direniş bu benimkisi.Biliyorumki hepiniz düşüncelerinizin bakireliğinden sıkıldınız çünkü yaşadığımız evren tüm yasaklara uymamıza dair bizi progranlanmış nefes almayan sadece görüntüden ibaret bir makine olarak var olup olmadığından bile şüphe duyduğumuz bu evrene savurdu.Ve ben bir makine değilim...Nefes alıyorum , ağlıyorum , gülüyorum.En önemlisi de düşünüyorum.Neden düşünüyorum? Çünkü insanların yaşaması için düşünmeye ihtiyacı var.Yaşamanın nefes almak yemek içmek barınmak gibi eylemlerden ibaret olduğunu zanneden aptallar , düşünemiyorsanız ve düşündüğünüzü rahatlıkla dile getiremiyorsanız eğer , yaşadığınız evrenin sizin için bir mezardan farksız olduğunu düşünmeyin , tabi bunu bile düşünebilmeyi başarabilirseniz.
Günaydın soğuk bedenler
Yeni bir günaydınla daha gözlerini açanlar
Her güne yeni umutlarla uyananlar günaydın
Kış gecelerinde yalnızlığını battaniyeyle dolduranlar size de günaydın
Belki de düyanın hiç bilinmeyen bir köşesinde fark edilmeyi bekleyenler var
Onlara da günaydın diyelim
Her günün aydınlığına aldananlar size de günaydın
Belki de bu saatler de terminal de ya da başka yerlerde sevdiklerini yolcu etmek için bekleyenler vardır
Hadi !!! Onlara da günaydın diyelim
Kim bilir benim gibi hiç uyumayıp yazmak için sabahın ışıklarını bekleyenler vardır
Onlara da günaydın diyelim
Ne çok günaydınımız olduğunu bilmeden hayata devam ettiğimiz , adını bile anımsıyamadığımız ve şey olarak nitelendirmeyi becerdiğimiz zaman aralıklarına da günaydın demeliyiz
Oynanan her kısa ve anlamlı filmlere , aptal görünümlü zeki insanlara
Cümlenin sonunu bir türlü bağlamayı beceremeyenlere
Benim gibi yazarken bir anda aklına bir şey gelmeyip anlamsızca bilgsayarın ekranına bakanlara
Özgürlüğü düşünceleri tutsaklıktan kurtarmakta arayanlar da
Egoizmi yaşamının en önemli yaşama biçimi haline getirenlere
Canlı ya da cansız fark etmeden bir şeye bağlanmaktan korkanlara
'' HEPİNİZE GÜNAYDIN ''
Yeni bir günaydınla daha gözlerini açanlar
Her güne yeni umutlarla uyananlar günaydın
Kış gecelerinde yalnızlığını battaniyeyle dolduranlar size de günaydın
Belki de düyanın hiç bilinmeyen bir köşesinde fark edilmeyi bekleyenler var
Onlara da günaydın diyelim
Her günün aydınlığına aldananlar size de günaydın
Belki de bu saatler de terminal de ya da başka yerlerde sevdiklerini yolcu etmek için bekleyenler vardır
Hadi !!! Onlara da günaydın diyelim
Kim bilir benim gibi hiç uyumayıp yazmak için sabahın ışıklarını bekleyenler vardır
Onlara da günaydın diyelim
Ne çok günaydınımız olduğunu bilmeden hayata devam ettiğimiz , adını bile anımsıyamadığımız ve şey olarak nitelendirmeyi becerdiğimiz zaman aralıklarına da günaydın demeliyiz
Oynanan her kısa ve anlamlı filmlere , aptal görünümlü zeki insanlara
Cümlenin sonunu bir türlü bağlamayı beceremeyenlere
Benim gibi yazarken bir anda aklına bir şey gelmeyip anlamsızca bilgsayarın ekranına bakanlara
Özgürlüğü düşünceleri tutsaklıktan kurtarmakta arayanlar da
Egoizmi yaşamının en önemli yaşama biçimi haline getirenlere
Canlı ya da cansız fark etmeden bir şeye bağlanmaktan korkanlara
'' HEPİNİZE GÜNAYDIN ''
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
