Lefroy için Austen hep o siyah saçlı hırçın kız olarak kalacaktı anılarında
Lefroy ellerini uzatıyordu gitmeden Austen'e
Son bir ten temasıyla sonsuza dek sürecek olan ayrılıklarını mühürleyeceklerdi
Austen dolan gözlerini kaçırmak için Lefroy'dan , arkasını dönerek yavaş adımlarla gidiyordu
Lefroy hızlıca arkasından koşarak Austen'in ince belini sarıyordu kollarıyla
Bir sürü çiçeklerin hüküm sürdüğü çiçek bahçesi gibi kokan Austen'in saçlarına dayıyordu yüzünü Lefroy
İkisinin de kalbi hıçkırıklara boğularak atıyordu o an da
Yağan yağmurla karışıyordu ikisinin de göz yaşları ve birleşerek küçük bir su birikintisi oluyordu
Austen Lefroy'e dönerek keskin maviyle boyanmış gözlerine bakıyordu büsbütün
Lefroy gözlerini kapatıyordu ve Austen'e yaklaşarak yağmurla karışık göz yaşının ıslattığı dudaklarıyla alnından öpüyordu Austen'i
Austen ıslak ve soğuk elleriyle Lefroy'un yüzüne son kez dokunuyordu
Ellerine çiziliyordu Lefroy'un yüzü , her el falında Lefroy onun kader çizgisi olsun diye çiziyordu onun yüzünü ellerine
Son bir sarılmayla vedalaşıyolardı
Ne zordu gitmek ne zordu iki kalbin tamamladığı puzzle parçalarını bozup yok etmek
Ama ayrılmak zorunda oluşlarından haberdar olarak son bir vedalaşmanın hakkını vererek gidiyorlardı birbirlerinden
Lefroy ve Austen anılarda kavuşuyorlardı sadece
Ve Lefroy için Austen hep o siyah saçlı hırçın kız olarak kalacaktı kalbindeki anı defterinde
Hoşçakal Lefroy Hoşçakal Austen diyerek gözleriyle birbirlerine gidiyorlardı birbirlerinden sadece gidiyorlardı
Lefroy ellerini uzatıyordu gitmeden Austen'e
Son bir ten temasıyla sonsuza dek sürecek olan ayrılıklarını mühürleyeceklerdi
Austen dolan gözlerini kaçırmak için Lefroy'dan , arkasını dönerek yavaş adımlarla gidiyordu
Lefroy hızlıca arkasından koşarak Austen'in ince belini sarıyordu kollarıyla
Bir sürü çiçeklerin hüküm sürdüğü çiçek bahçesi gibi kokan Austen'in saçlarına dayıyordu yüzünü Lefroy
İkisinin de kalbi hıçkırıklara boğularak atıyordu o an da
Yağan yağmurla karışıyordu ikisinin de göz yaşları ve birleşerek küçük bir su birikintisi oluyordu
Austen Lefroy'e dönerek keskin maviyle boyanmış gözlerine bakıyordu büsbütün
Lefroy gözlerini kapatıyordu ve Austen'e yaklaşarak yağmurla karışık göz yaşının ıslattığı dudaklarıyla alnından öpüyordu Austen'i
Austen ıslak ve soğuk elleriyle Lefroy'un yüzüne son kez dokunuyordu
Ellerine çiziliyordu Lefroy'un yüzü , her el falında Lefroy onun kader çizgisi olsun diye çiziyordu onun yüzünü ellerine
Son bir sarılmayla vedalaşıyolardı
Ne zordu gitmek ne zordu iki kalbin tamamladığı puzzle parçalarını bozup yok etmek
Ama ayrılmak zorunda oluşlarından haberdar olarak son bir vedalaşmanın hakkını vererek gidiyorlardı birbirlerinden
Lefroy ve Austen anılarda kavuşuyorlardı sadece
Ve Lefroy için Austen hep o siyah saçlı hırçın kız olarak kalacaktı kalbindeki anı defterinde
Hoşçakal Lefroy Hoşçakal Austen diyerek gözleriyle birbirlerine gidiyorlardı birbirlerinden sadece gidiyorlardı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder