Bir kadın geliyordu sonbaharda dökülen yaprakların arasından
Adam bekliyordu kadını martı sesleriyle balık kokusunun birleştiği mekanda
Kadın rüzgarın saçlarını okşayışıyla , ışıldayan gözleriyle adama bakıyordu
Sanki eşsiz bir resmin parçasıymış gibi donakalmıştılar
Adamın sessizliğini bozarak merhaba deyişindeki tedirginliği hissediyordu kadın
Ve elini uzatıyordu narin ellerinin yumuşaklığında kayboluyordu adam kadının
Kadının vanilya ve misk çiçeksi kokularının karışımıyla oluşturulan parfümünün kokusu havayla bütünleşerek adamın simasında gülümsemeye neden oluyordu
Uzun zaman sonra yabancılaşan iki insanın sıcaklaşmasıyla cıvıldamaya başlıyordu kuşlar
Kadınla adamın yekpare olan kalbinin ritmi gökleri deliyordu
Ve o kadını seviyordu adam , kadının onu sevdiği gibi
Hiç sonu gelmeyen hikayelerinin hayal kırıklığına hoşçakal diyorlardı
Hiç sonu gelmeyen hikaye hoş kalır mıydı?
Kalıyordu işte kalmak zorundaydı, yaşamın bile sonsuzluğu olmadığı bu evrende aşk'ın sonsuzluğunu düşünmek büyük bir suç olurdu
Hiçbir aşk'ın sonu yoktur aşk'ı arayanlara duyurulur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder